Birazcık Robert Downey Jr. hayranı olduğumu söyleyebilirim. Iron Man filmini izleyip de hayran kalmayan insan sayısının çok az olduğunu açık ara farkla kabul edebiliriz bence. Dizi olsun, film olsun izlemeyi çok seviyorum ve bir gün Netflix’te bakınırken Robert Downey Jr’ın bir filmine denk geldim. Dolittle.
Filmin konusundan ziyade başrolünde kendisinin yer alması direkt filmi izlememe neden olmuştu. Filmin konusu ilk etapta bakıldığında içinde bastırılmış duyguların ortaya çıkmasıyla kazanılan bir yeteneğinin üzerine kurgulanmış ve bu yeteneği ile birlikte bir olay örgüsü yaratılmış. Filmin konusunu doktor ve veteriner sayılan bu karakterin hayvan dostları ile birlikte bir kraliçenin hayatını kurtarma hikayesi olarak özetleyebiliriz. Lakin ben filmin bir noktasına takılmıştım ve aslında o takıldığım nokta sayesinde bu yazıyı sizlerle paylaşıyorum.
Filmde mutlu huzurlu evlilikleri bulunan Dr. John Dolittle ve Lilith bir anda ayrılık hikayesi içinde buluşur. Lilith’in ayrılma hikayesi. Daha öncesinde Lilith efsanesini duymuş ve birkaç kaynaktan da hikayeyi okuma fırsatı bulmuştum. Film içinde bu kısmı izledikten sonra adeta bir aydınlanma içinde hissetmiştim ve çok şaşırmıştım. Ancak Lilith efsanesini bilen birisinin bu atıfı anlayabileceği , derin bir anlam katan kurgu yaratılmış. Çünkü filmde Lilith karakteri eşini terkediyor ve geri dönmüyordu.
Gelelim mitolojik olay örgülerine. Okumuş olduğum kaynakta bazı inançlara göre Adem’in ilk eşi Lilith’di. Ve ikisi de eşit yaratılmıştı. Lilith ikisinin de topraktan yaratıldığını ve eşit olmaları gerektiğini savunan birisiydi. Adem kendisini gökyüzüne, Lilith’i ise ürün veren bereketli topraklara yani yeryüzüne benzeterek Lilith’in ona biat etmesini istedi. Bunun üzerine isyankâr, “karanlığın kızı” Lillith, Tanrı’nın söylenmesi yasaklanmış olan adını üç kez tekrar etti ve ortadan kayboldu. Daha sonrasında Adem yalnız kaldığı için, ve ona biat etmesi için kaburgasından Havva yaratıldı. Yasak elmanın yenmesiyle birlikte cennetten kovulma hikayesini de biliyorsunuzdur diye düşünüyorum. Bazı kaynaklara göre de Havva’nın yasak elmayı yemesinin sebebi Havva’yı kandıranın bir yılan olduğu ve bu yılanın da Lilith olduğu söylenir. Lilith ademi terkettikten sonra nere gittiği bilinmez ve olumsuz algılar ona atfedilir. Lilith, kadınların gücü ve isyanı üzerine yazılan birçok esere konu olmuştur. Özellikle Yahudi mitolojisinde, ilk insanların yaratılışına ait bir efsanede önemli bir rol oynamaktadır.
Lilith’in kaçışı, erkek egemen toplumlarda kadınların sadece erkeğe hizmet etmesi gerektiği düşüncesinin bir yansımasıdır. Lilith, kendi kararlarını veren ve özgür iradesi olan bir kadın olarak tasvir edilir. Bu da Lilith’in, kadınların güçlü ve özgür olabileceğine dair bir mesaj verir.
Lilith’in kökenleri, Mezopotamya mitolojisine kadar uzanır. Mezopotamya’da, Lilith kötü ruhlu bir dişi şeytan olarak tasvir edilir.
Lilith’in, cinselliği temsil eden bir sembol olduğu düşünülür. Yahudi mitolojisinde, Lilith’in cinsel ilişkileri sırasında, erkeklerin üzerine oturarak, onları boğduğu söylenir. Bu da Lilith’in, kadınların cinsel arzularının kabul edilmediği bir toplumda, kadınların cinsel özgürlüğüne olan özlemine işaret eder. Başka hikayelere baktığımızda da Lilith’in efsanesi, feminist hareketlerde de sıkça kullanılan bir sembol haline gelmiştir. Lilith’in, erkek egemen toplumlarda kadınların özgürlüğüne olan özlemi, kadınların güçlü ve özgür olabileceği mesajı, feminist hareketlerin öncülerinden Simone de Beauvoir’un “Kadınlar da İnsandır” sözünü hatırlatmaktadır. Sonuç olarak, Lilith efsanesi kadınların güçlü ve özgür olabileceği mesajını taşıyan önemli bir hikayedir. Lilith’in isyanı, kadınların erkek egemen toplumlarda özgürlük ve eşitlik mücadelesindeki yerini vurgulayan bir semboldür. Bu konuyu araştırdığınızda daha birçok konuya atfedilebiliyor, örneklerle açıklandığını da görüyorsunuz. Lilith Efsanesi, Dolittle filmi ve sonrasında Leyla ile Mecnun hikayesini düşününce ben konunun aslında kökeninde rastlantısal değil tamamen enerjiyle alakalı olduğunu düşünüyorum bazı şeylerin. Daha önceki yazılarımda çok bahsetmişimdir, kelimelerin gücüne ve büyüsüne. Bu nedenle size ufacık numerolojiden bahsetmek istiyorum.
Numerolojiye göre evren sayısal bir kurgudan ibarettir, hiçbir şey rastlantısal değildir ve her şey sayısal bir düzene dayanır. Doğum günü, yılı, ayı, vakti ve isimlerin sayısal değerleri yaşamda, kişilikte ve kaderde söz sahibi olur. Basit hesaplamalar ile numerolojiden yararlanılarak hayat ve kişisel ritm çok daha iyi anlaşılır. Harflerin Rakam Karşılıkları: AIİJQY = 1 BCÇKR = 2 GĞLSŞ = 3 DMT = 4 NE = 5 UÜVWX = 6 OÖZ = 7 FHP = 8
Leyla = 3+5+1+3+1=13 , 1+3=4, dördüncü gezegen Rahu’ya bakacağız.
RAHU: Kuzey Ay düğümü olarak geçer. Zihinsel düzeyde aktif ve yıkıcı bir etkisi vardır. Zaman zaman tembellik ve mantıksız hareketler baş gösterebilir. Güzellik, çekicilik, akıl, cesaret özellikleri arasındadır. Onu kandırmanız ve kontrol etmeniz zor olabilir.
Lilith bilge kadını, ataerkil toplumdan uzaklaşarak kadının gücünü, cesaretini temsil eder.
Lilith = 3+1+3+1+4+8 = 20 , 2+0=0,
Chandra ay: Cazibe, ani değişkenlik gibi konuları temsil eden 2 sayısının etkisi altındaki kişiler sezgisel, güler yüzlü, nazik ve yardımseverdir.
Bu iki yorum da bana nedense terketmeyi, yalnızlığı, Lilith’i ve Leyla’yı çok net anımsattı.
Sonuç olarak enerji diyebiliriz, kader diyebiliriz, giden gitti, kalan kaldı. 100 kişiye sorduk, en popüler cevaplar aşağıdaki gibidir diyebilmek için yorumlarınızı, görüşlerinizi bekliyor olacağım. Kalana mı zor? Gidene mi zor bu hayat?
Hayat enerjinizi kaybetmeden
Sağlıkla ve huzurla