Bu yazı okunurken Mavi Işıklar – Ankara Rüzgarı şarkısı dinlenilmesi tavsiye edilmektedir.
Bilmem sayıların büyüsüne, işaretine inanır mısınız ama ben inanıyorum. 19 sayısının bende çok önem arz ettiğinin de farkındayım. Hatırladığım kadarıyla 19 Kasım, 19 Şubat, 19 Nisan, 19 Eylül ..
Ankara maceram 19 eylüldü, başlangıcı yapmıştım bu kadar bağlanacağımı bilmeden, bu kadar çok sevdiğim insanı biriktireceğimi ve sayısız paha biçilemez anıları yaşayacağımı, alacağım radikal kararları..
Instagram kullanıcıları için tanıdık gelecektir, Kızılay tabelasının önünde poz verme postları ya da Ankara’da aşk başkadır gönderileri vs.
Ben de arkadaşlarım içinde konuşurken, anlatırken Ankara’yı, kendimi hep bir şeyler hayal ederken buluyorum ve burda kalıcı olmasını isteyerek sizlerle de paylaşmak istedim.
Ankara sevdası,
Aspavaya gidebilme ihtimalini sevmektir.
CSO bahçesi çimlerinde o büyük sessizlik içinde hayal kurma ihtimalini sevmektir.
Ankara gelmeyeceğini bildiğin halde bekleme ihtimalini sevmektir.
Ankara bir çift mavi göze hasret demektir.
İhtimal dediğin, Her gün gitmezsin, denk gelmezsin ama istediğinde gidebilme, görebilme halidir.
…
Kızılay’ın kalabalık hali,
Seymenler parkından aşağı doğru inerken, o yokuştan Ankara’yı izleyerek yürümek,
Karum avm içinde bir kahveni içip atmosferi hissetmek,
Aspavaya gitmek,
Memur şehridir derler, soğuktur derler ama Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanı ile içini ısıtması, herkes işinde gücündedir ve zarar gelmez kimseden,
Sanat dersen her güne bir etkinlik içinde bulursun kendini,
Dünya insanı olmak istersen istemediğin kadar kültürel çeşitliliğe sahiptir,
Ankara’da aşk başkadır, yağmurda karlı havada..
Genci yaşlısı, istediğin türde dansta kendini bulabilirsin,
Ne tadmak istersen tüm dünya mutfakları emrine amadedir,
Gece karnın mı acıktı, akla gelen tek adres Atatürk orman çiftliği,
Plaza hayatı mı dedin, öğrenci hayatını mı özledin, sakince göl kenarı yürüyüşü mü yapmak istedin, hepsi var
Alo dediğinde max 20 dakikada her yerdesin,
Tarihi doku hissetmek istersen Ulustasın,
Beypazarı kurusu, Kızılcahamam bazlaması..
Ama en önemlisi denizimiz olmasa da nefes almak istediğinde gidersin bahçeliye, yürürken bir bakarsın sokağı Atama çıkmış, duygulanır devam edersin.
Böyle bir şeydir Ankara. Ya çok seversin, ya hiç, ortası olmayan bir şehir diyelim:)
Bir daha hissetmek, benim gözümden bakmak için Ankara Gezi Rotaları yazımı çok yakında paylaşacağım.
Velhasıl, Şöyle sevilsek/sevsek yeter, tertemiz içten:)
Hayat enerjinizi kaybetmeden, Sağlıkla ve Huzurla